çoğu zaman, herhangi bir yerde, aynı anda, benle benzer hisleri paylaşan birilerinin olup olmadığını merak ediyorum. bugün vardı ancak dünya çok büyük ya da mesafeler boyumu aşkın olduğundan ötürü ben gidesiye hisler değişti. yakında olanları yokladım, zira yanlış adreslere uğradım, kapıyı açan pek olmadı. bakınız, çok tuhaftır. daha iyi birşeylerin beklentisinde olma isteğimi anlamsız kılan olaylar yaşanıyor dünyada. aynı zamanda, alıştıkça görmeye birtakım sorunları, gitgide bakan körlerden oluyoruz,ki körleşme yöntemimiz de kişiden kişiye değişiyor. bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş, lafı da nerden çıktı merak etmiyor diilim. bunu konuyla bağdaştıracak olursak, bir şeyi kırk veya türevlerinde söyledikçe, çölde su görme olayına bağlıyor insan. bunla da yetiniyor evet yetiniyor.suçlu kim ayrı bir mevzu. mucizelere inanmam çünkü uzun zamandır mucizeler olmuyor benim cephemde. olur mu öyle şey yağmurun yağması,bebeğin doğması,gülümsemek dahi mucize diyorsanız,benim karnım tok efendim bugün bu sözlere. mucize kelimesinin köküne, çıkış noktasına bakalım derseniz, bilmiyorum açıkça söyleyeyim. bildiğim birşey varsa, bu kelimenin insana boş umutlar katıyor olduğudur. herşey apaçık ortada iken, bir 'mucize' beklemek, bir insanın yapacak daha fazla birşeyi olmadığının resmidir. diil kırk kırkbin bile yetmiyor.
bugün bir gerçekti.
sabah uyanıp sık sık uyumak için zorladım kendimi.çünkü benim yıllardır uyandığımda ilk yaptığım iş,kaç saat uyuduğumu hesaplamaktır.o an için yeterli deil ise,söz konusu ne olursa olsun,uyumaya devam ederim.5 dk ya da 3 saat.mühim diil.sadece devam ederim.bu sabah da geçen günlerin yorgunluğu için bu kadar saat uyku az diip,uyuttum kendimi.zorla.uyanıp bi last fm üyesi oldum.kredi kartımı bu yüzden çıkartmıştım aylar önce, fakat çıkış sebebinden uzaklaşıp erteleyip durmuş, gündemimden çıkarıp atmışım. aylar sonra, başlangıç noktasına geri dönüp üye oldum.parasıyla.zaten parasız da bu değirmen dönmüyor-muş.yalan mı.sonra, okulumun bürokrasisiyle dolu bir gün devam edip durdu. 3 kat arasında inip çıkmalar, form doldurmalar,faks çekip onaylatmalar,beğenmedim bi daha'lar,bekleyişler,falan filan. sonra bitti, urban'a oturup film analizini yapmacaya devam.bi bira söyledim.koltuğumu paylaştığım kedi uyuyordu. kedilere karşı bi antipatim yoktur. bu da çok sevimliydi filan. sevdim biraz onu iken, rolleri değişmeliyiz diye geçirdim içimden.ahh nasıl unuturum.günün içinde bir de banka ziyaretleri,değiştirilen kartlar,çekilen ve yatırılan paralar mevcuttu. kedi yanımdayken de, adrese büyüteç'in raporunu okur oldum, sırf ilgimi çektiği için. bi yerlerine dahil olmalıyım mı acaba,derken,istanbuldan ayrılmama 10 gün kaldığını kendime yine hatırlattım. zamanın biteceği günü bilmek, insana ister istemez bir dur dedirtiyor. biliyorum yanlış.ancak bugün, kendimin üzerine gidemeyecek kadar anlamsızım.sonra,telefonum çaldı ve kötü haber.
o an, içinde bulunduğu ortamdan sıyrılıp boş boş bakıyor insan etrafa.'hey sen, naptığını sanıyorsun şu an.hayır ne konuşuyorsun.ne anlamı var bu anlattıklarının.neden bu burjuva yerinde poponu devirip karşındaki kadına kasıla kasıla yalanlar döşüyorsun.o sigarayı neden öyle içiyorsun.garson,gözünü masalardaki boşlara dikeceğine,bana bak.bi sorun var,anlamıyor musun.peki ya sen,sus,konuşmak zorunda diilsin.sokaktan geçen kadın,ne o sevdin galiba burayı.ben de çok severim.kendine özgüdür ve seni hiç şaşırtmaz.aa evet evet, muhakkak ona da söylemelisin o da gelsin buraya yok yok en iyisi beraber gelin.şip-şak.o çektiğin fotoğrafı göstermelisin herkese.ama gösterme.sonra ne özelliği kalır buranın.beyoğlunun arka sokakları,beyoğlunun arka..arkamdaki sen.kahkahalar atıyorsun.mutlu musun öyle görünmeye mi çalışıyorsun.kahve türlerinden konuşmak karşındakinin kültürünü katbekat arttırıyor devam et.daha derin bi sohbet olamaz şu saatte.hava hala aydınlıkken.peki ben,ben burada napıyorum.yarısını içtiğim birama dokunmak bile istemiyorum sanki ihanet edecekmişim gibi.sigarayla bi derdim yok elimin bir parçası sanki.çalan telefona koşmasaydım belki.onlara bakarken şaşkınlıktan ağzım açık mıydı bari.kelimelerin bommboş ve yetersiz kaldığı anlardan biri de bu muydu yani.ölmüş,dediğimde gözlerimden yaşlar gelmeseydi şimdi ve sonra kendime kızıp nasıl hissedemem önceden demelerimi.neden bana söylemediniz deil,neden ben hissedemedim.
neden,biliyorum.
çünkü bugün 'hayat'; para,belge,imza,bürokrasi,ödev,zaman,üyelik,sohbet,ve rapordu benim için.defterime alt alta sıralayıp bu kelimeleri yanına bi çizgi çektim.diğer tarafa tek bir kelime yazdım. ne zaman ağzımdan çıksa tutamıyorum denizi.
varoluşçuluk okuyup avutmalıyım kendimi belki. ordan çek bi Camus.Kafka mı?olabilir.
insan kimseyle konuşamıyor efendim.yeryüzünde kullanılan bir dille bu hisler ifade edilemiyor.sözüm odur ki,bugün,yaşamaktan utandım.olmuyor efendim.insan,kime kızacak onu bile bilmiyor.
m.
gel gel yeni dönemde adrese büyütece katıl:)
YanıtlaSilbu arada yazı güzeldi.bende kendimle kavgalı olduğumda kimseyi umursamadan sadece yazarım...