yazmak üzerine



Güzide grup Beirut'un fevkalade solisti Zach Condon ve 'Gulag Orkestar' ile ilk yazıyı yazmak yerinde bir seçim,muhakkak.

Resim ya da müzik yapamıyor oluşuma bağlıyorum, zaman zaman insanın içi içine sığmıyor, sığmadığı gibi dışına da çıkamıyor efendim. hani şöyle bi elime kara kalemi ve eskiz defterini alıp çizmeye başlasam, ya da küçükken bir heves başlayıp elimi tutan olmadı diye bıraktığım gitarı tıngırdatıp ezgiler yaratsam, ya da çok pahalı diye alamadığım hayalimdeki fotoğraf makinelerinden birini raftan alıp çıkıp güzel pozlar yakalayıp anlamlar yüklesem, içim dışıma çıkacak belki.ama yok olmuyor.kendimi bulduğum yerler yok diil,var elbet.ama bu farklı bi mevzu.Sözüm o ki,bi de bunu deneyelim dedim.sanmayın fotoğraf makinemden vazgeçtim,aman diim.gözüm fiyatlarda,banka hesabım da günbegün bir kaplumbağa hızıyla da olsa dolmakta.o da olur.arada yazmakla kayıp olur mu?olmaz.

Dinlemeyi pek severim.Söz gümüşse,sukut altındır;ne biçim bir atasözüdür.hiç sevmem efendim.beslenip oralardan ve buralardan,biriktirip,düşünüp,söz söyleyecek insan.söyleyecek ki ardından eyleme geçecek.değiştirmek gerek.ayılıp bayılmalar iç geçirmelerle olmaz efendim bu işler,yürümez,yürümüyor.adım atmak lazım.şöyle bi silkelenmek,sonra da omuzları tutup silkelemek lazım.benim kendimi silkelemem de,yazmak olsun bi nebze.

Bugüne kadar yazmaya başlayıp,ya kağıtları oraya buraya atıp kaybetmem, ya da pencereler bana "sayfada yapılan değişiklikleri kaydetmek ister misiniz?" diye sorduğunda, onlara mouse umun olanca hızıyla "hayır" dememim de bir sebebi var elbet.A'dan başlayıp neredeyse Z'den çıkıyor olmam,demek istiyorum ki,konulardan konulara atlıyor olmam.bunu da şuna bağlarım,sevgili zihnim beni şaşırtacak derecede karmaşıklaşabiliyor çoğu zaman.ordan oraya atlayıp dururken, "evladım yorulmadın mı?bi atlama ordan oraya."diyiveriyorum.ama elbette dinlemiyor,dinlemiyor efendim.kararım şu ki,laf anlamaz düşüncelerimi ve hatta onu yalnız bırakmayan hislerimi bi dizginlemek gerek artık,koca kadın oldum,e yeter.yaza yaza öğrenir,fikri ile yazıp silip en sonunda kaydetmek gerek.

Bu aralar Montaigne'in denemelerini mi okumalıyım fikri yüzüyor aklımda,Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık'ını bitirmeden olmaz.Hatta arada Halit Refiğ'in Ulusal Sinema Kavgası var.Montaigne, bekle beni yavrum. Geliciim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder